Sohbet32.Net ~ Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, kısa güzel sözler, aÅŸk sözleri, özlü sözler » sevgi hikayesi
Kategoriler

Archive for the ‘sevgi hikayesi’ Category

sevginin gözyaşları

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009

Delikanlı yiyecek bir şeyler almak Burger King standına yaklaşınca, standın arkasındaki bir kız dikkatini çekti. Siyah saçlı,beyaz tenli genç kız, müşterilerine siparişlerini verirken daima güleryüzlü, sıcacık bir şekilde hizmet veriyordu. Nur yüzlüydü. Delikanlı bu kızdan çok etkilenmişti. Neredeyse ilk bakışta aşık olunabilecek bir kızdı. Yaşı olsa olsa 17-18 idi. Siparişleri yetiştirebilmek için bir o yana, bir bu yana koşuşturuyordu. Bu arada yüzündeki gülücükler hiç eksik olmuyordu.

Delikanlı standa iyice yaklaştı. Özellikle de genç kızın olduğu standa gelmişti. Genç kız ona siparişini sorduğunda, elindeki kağıdı ona doğru uzattı.Kağıda ne almak istediğini yazmıştı:

- “Bir Tavuk Burger menü, Sprite, bir ketçap ve bir acı sos istiyorum, lütfen.” Genç kız delikanlıya biraz buruk ama yüzündeki gülümsemeyi hiç kaybetmeden”

- “Hemen efendim” dedi. Ardından da ” 150.000TL fark ödeyerek büyük seçim ister misiniz?” diye sordu.

Delikanlı ise “Hayır” anlamında başını salladı. Kredi kartını uzatıp hesabını ödedi.

SipariÅŸlerini alıp uzaklaşırken “TeÅŸekkür ederim” misali bir gülücük attı kıza.

Tavuk Burgerini alıp masasına giderken, arkasına baktığında, genç kızın tatlı bir gülümsemeyle arkasından bakmakta olduğunu farketti. Belli ki kendisi sıradan bir müşteri olmamıştı. O gün yemeğini yerken,genç kızla bir iki defa göz göze geldi. Her ikisi de bundan gayet hoşnut olmalıydı ki, birbirlerine bakarlarken, yüzlerindeki gülümseme hiç eksik olmamıştı.

Delikanlı akÅŸam eve döndüğünde aklı genç kızda kalmıştı. Göğsündeki plakadan kızın adının Selma olduÄŸunu öğrenmiÅŸti. Aslında delikanlı konuÅŸabiliyordu,ama neden böyle bir ÅŸey yaptığını da anlamamıştı. Yine de hiç renk vermemiÅŸ, bu oyun hoÅŸuna gitmiÅŸti. Sanırım Selma’dan hoÅŸlanmıştı.

Aradan iki gün geçmiÅŸti. Tekrar Bakırköy - Galleria’ya gitmiÅŸ ve yine elinde bir kağıtla doÄŸruca Burger King’e gitmiÅŸti. Bu sefer kağıdın başına “Merhaba Selma” demeyi unutmamıştı. Selma’nın olduÄŸu kasaya gitti ve gülümseyerek kağıdı ona uzattı.

Genç kız onu gördüğünde hayli sevinmiÅŸ bir halde kağıdı aldı;”Merhaba, hoÅŸ geldiniz” diyerek sipariÅŸini hazırlamaya koyuldu. İki gün önceki durumu arkadaÅŸlarına anlatmış olacaktı ki, herkes onlara bakıyordu. SipariÅŸi hazır olunca, tekrar kredi kartını uzattı ve hesabı ödedi. Selam vererek oradan ayrılıp, masalardan birine oturdu. Bu durumun gün geçtikçe hoÅŸuna gitmeye baÅŸladığını farketti. Gerçi daha önce aynı yerden alışveriÅŸ yapmıştı ama Allah’tan kimse bunun farkına varmamıştı.

Bir yandan sevinirken,diÄŸer yandan genç kıza karşı dürüst olmadığını üzülmüştü. Aslında kötü bir niyeti yoktu. “Bakalım nereye kadar sürecek” diyerek bunu devam ettirmeye karar verdi. Galleria evine yakın olduÄŸu için sürekli oraya gidiyordu.

Bu durum iki hafta bu ÅŸekilde sürdü. Ama artık sipariÅŸ için kağıt uzatmasına gerek kalmamıştı. Selma’yı gördüğünde, doÄŸrudan onun yanına gidiyordu. Selma da sanki onu beklermiÅŸ gibi, karşısında onu görünce birden gözleri parlıyor, hemen “HoÅŸ geldin” diyordu. Delikanlının kağıdı uzatmasına fırsat vermeden ;

“Bir tavuk Burger menü, normal seçim, sprite, ketçap ve acı sos…; hemen hazırlıyorum.” Bu durumdan her ikisi de çok memnun görünüyordu. Delikanlı kısa zamanda Burger King’de tanınan biri haline gelmiÅŸti.

O gün sipariÅŸini aldığında genç kıza bir kağıt uzattı ve oradan ayrıldı. Masalardan birine oturduÄŸunda, Selma’nın küçük not kağıdını okuduÄŸunu gördü:

“Özür dilerim Selma. Beni lütfen yanlış anlama. EÄŸer yemek paydosun varsa, biraz beraber oturabilir miyiz? Bu teklifimi kabul edersen çok mutlu olurum.”

Selma notu okuduktan sonra Emre’ye bakarak “Evet” anlamında başını salladı. Eliyle de “Yarım saat sonra” diye iÅŸaret yaptı. Bunu gören Emre çok sevinmiÅŸti. Kısa bir süre sonra da Selma’nın kendisine doÄŸru geldiÄŸini görünce, eli ayağının birbirine dolandığını hissetti. Çok heyecanlanmıştı. Nasıl davranacağını bilemiyordu. Her ne kadar bu oyunu kendisi baÅŸlattıysa da, iÅŸin buralara varabileceÄŸini tahmin etmemiÅŸti. “Acaba nasıl davransam” diye düşündü. Selma o kadar tatlı, o kadar sıcakkanlı biriydi ki, onu kesinlikle kırmak, üzmek istemiyordu. Yine de ÅŸimdilik hiçbir ÅŸey açıklamamaya karar verdi. Selma gelip de yanına oturduÄŸunda, ‘aÄŸzımdan bir ÅŸey kaçırırım’ diye çok korkuyordu. Umarım kendisini tanıyan biri çıkmazdı. Bu arada selma gelmeden cep telefonunu da kapatmış ve saklamıştı.

Fazla zamanı yoktu genç kızın. Åžefinden ancak yarım saat için izin alabilmiÅŸti. Masanın üzerine kağıt kalem koymuÅŸtu Emre. Genç kız konuÅŸarak biraz kendisinden bahsetti. 18 yaşına yeni girmiÅŸti. Üniversite sınavına hazırlanıyordu. Dersane parasını ödeyebilmek ve ailesine yük olmamak için de burada çalışıyordu. Fındıkzade’de oturuyordu. O da delikanlı gibi sigara içiyordu. Birer sigara yaktılar. Delikanlı kağıdı, kalemi alıp kendisiyle ilgili bir ÅŸeyler yazmaya baÅŸladı. 25 yaşındaydı, üniversiteden mezun olalı birkaç yıl olmuÅŸtu. Genç kızın üniversiteye hazırlandığını öğrenince, belki yardımcı olabilirim diye düşündü. Ancak daha sonra bunu açıklamaktan vazgeçti. Öyle ya, konuÅŸamıyordu. Ona nasıl yardımcı olabilirdi ki! Bu yüzden üniversite mezunu olduÄŸundan bahsetmedi. Yazdığına göre herhangi bir yerde çalışmıyordu.

Bu şekilde yaklaşık yarım saat konuştuktan sonra, Selma kalkması gerektiğini söyledi. İki gün sonra Pazar günü tekrar buluşmak üzere ayrıldılar.Aslında bir işi vardı ve o gece de işe gidecekti. Birkaç yıldır turistik bir otelde çalışıyordu.

Pazar günü buluştuklarında delikanlı durumu açıklamaya karar verdi. Günden güne ondan hoşlanmaya başlamıştı ve bu yüzden onun duygularıyla oynamak istemiyordu. Çünkü bu durum ileride daha kötü sonuçlar doğurabilirdi. Hem daha ne kadar saklayabilirdi ki! Ya da neden saklama gereği duysun. Artık arkadaş olmuş,çıkıyorlardı. Ayrıca kendisi henüz söyleyemeden, Selma bu durumu başkasından öğrense; işte o zaman çok kötü olurdu.

bulut ve yıldız

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009

Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini gerçekten çok seven bir bulutla yıldız varmış…Bulut bulut gökyüzünün en ÅŸeker, en pembe bulutu, yıldızsa; en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıymış…
Gökyüzündeki her varlık onların sevgisi kıskanırmış. Tatlu bir kıskkançlıkmış tabii ki onların ki… Ama biri varmış ki, bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyormuÅŸ. Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına raÄŸmen…

Bulut biraz safmış, kimseyi kıramazmış… Yıldızsa ‘bulut’ u için elinden gelen herÅŸeyi yapabilir, herkese meydan okuyabilirmiÅŸ… Zaten onun için bir bulutu bir de çok sevdiÄŸi dostu peri varmış… Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini yıldızla bulutun ayrılmaları için kullanacağını?…

Bir gün nazar deÄŸmiÅŸ, buluyla yıldıza… Hiç yoktan bir sebepten tartışmışlar. Bulut, çekip gitmiÅŸ, hatalı olmasına raÄŸmen…Yıldızsa “Nasılsa bulutum beni seviyor, dönecektir.” diye düşünmüş. Fakat hiç bir ÅŸey beklediÄŸi gibi gitmemiÅŸ. Ve bulut dönmemiÅŸ…Kim bilir, belki de cesaret edememiÅŸtir dönmeye bilinmez. Ama tek bir gerçek vardı ki : O da ikisinin de çok üzgün olduklarıydı…

Gökyüzündeki iyilik mekekleri bile aÄŸlamışlar onların durumlarına ama ne fayda…

Ertesi gün yıldız olanları en yakın dostu periye anlatmış. Periyse göstermelik bir hüzne bürünmüş… Çünkü eline büyük bir fırsat geçmiÅŸti. Artık hayatı boyunca kıskandığı kiÅŸiye karşı kozları vardı elinde… O kiÅŸi, en yakın dostu yıldız olmasına raÄŸmen kullanacaktı kozlarını… Hem de büyük bir zevkle…

Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediÄŸini söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu bıraktı, ama elinden hiç bir ÅŸey gelmeyeceÄŸini düşündü… Çünkü yıldız inatçıydı…Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi. Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp, ona olan sevgisini itiraf etti… Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin, yıldızın yerine geçmesine izin verdi…

Yıldız, günlerce bulutun dönmesini, ondan af dilemesini bekledi. Ama bulut gelmedi. Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip, konuÅŸmaya karar verdi. Gece yola çıktı…

Bulut, dostu, sandığı periyle birlikte ayda eleleydi… Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza… Yıldız, çok üzüldü ve çaresiz döndü arkasına ve gitti… Ve yavaÅŸ yavaÅŸ sönmeye baÅŸladı.

O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu… Bulutsa artık ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi…

Yıldız, ilk zamanlar her ÅŸeyden vazgeçti, hayata küstü… Ama kolay pes etmedi…Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi…

O güne kadar hiç görmediÄŸi güneÅŸin yanına gidecekti ve biraz daha ışık isteyecekti ondan… Çok geçmeden daha önce hiç görmediÄŸi güneÅŸin yanına gitti… Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi… GüneÅŸ ışık yerine sevgisini verdi yıldıza…

O gün bu gündür yıldız, dünyaya güneÅŸin sevgisini yansıtır… Bulutsa; hep gözyaÅŸlarını akıtır dünyaya… Bir de yüreÄŸinde kopan fırtınaları…

web sites